yunuskusan1 @ hotmail.com

Ey davetçi kardeşim!

 Bizler mahallelerimizin arka sokaklarını iyi bilmeliyiz. O sokaklarda zaman geçiren gençlerle diyaloglarımızı iyi tutmalıyız. Komşularımız, akrabalarımız ve tüm muhataplarımız elimizden ve dilimizden emin olmalıdır. Yapmadığımız şeyleri muhataplarımıza asla söylememeliyiz. (Bakara-449) Lüks vakıf ve derneklere sahip olduğumuz bu çağda, vakıf ve derneklerimiz akraba, komşu, arkadaş ve mahalle gençlerimizin ziyaretgâhı olmuyor ve olamamışsa ‘samimiyet ve ihlâsımızda bir sıkıntı var’ diyerek kendimizi sorgulamalıyız.

 

Ey davetçi kardeşim!

Anlaşılan o ki bugün; hak ve hakikati anlatma gibi bir derdin yerini ‘seküler’ bir dert almış. Bugün; insanlara hakikati götürme gibi bir planımız, projemiz, hayalimiz, düşümüz, derdimiz ve rüyamız kalmamış. Dolayısıyla da bu tavır ve halimizle ‘bencil inanç’ ailesinin bir ferdi olmuşuz.

Futbolu, playstation oyunlarını, dizileri, sinemaları, telefon ve sosyal medyada gezinmeleri kendimize dert edindiğimiz kadar; esrar, eroin, alkol, bonzai kurbanı olmuşları, hırsızlık, gasp gibi kötü eylemlere bulaşanları, aç- susuz bırakılanları, zulme uğrayanları, sokak çocuklarını, töre cinayetlerini ve katledilen hayvan ve doğayı kendimize dert edinmiyorsak… O zaman bizlerde fıtratlarından uzaklaşmış, beşerileşmiş canlılar haline gelmişiz demektir.

Bizler, farklı davetçilerin çalışmalarına haset besliyor ve onların -hak yolda ki- çalışmalarını desteklemiyorsak, bırakalım o zaman ‘İslamcılık, davetçilik ve dernekçilik’ oyunlarını. Bırakalım İslamcı geçinmeleri ve İslamcılık edebiyatlarını… Çekilelim köşemize (Hiramıza) ve bir daha yeniden iman edelim. (Nisa-136)

Ey davetçi kardeşim!

  Büyük bir pişmanlık ve tövbe sonrası geri dönelim ‘Ninovalarımıza’. Ninovalarımız Hz.Yunus’u beklediği gibi bekliyor bizleri. Okuduğun okul, çalıştığın iş yeri, bulunduğun mahalle ve oturduğun site senin Ninovandır.  Terk ettiğin Ninova’nına  ‘La ilahe illa ente Süphaneke inni küntü minez zalimin’ (YA Rabbi! Senden başka ilah yoktur. Seni noksanlıklardan uzak tutarım. Ben şüphesiz ki zalimlerden biri oldum.)  diyerek kendinin noksan,  Allah’ın da güçlü ve eksiksiz olduğunun farkına vararak dönmelisin.  Kumarhane, kahvehane ve kafeteryalarda zamanlarını öldürerek çürüyen insanlık bizi bekliyor. Onlara Hz. Yunus misali sabır ve sebatla anlatmalısın hakkı, hakikati.

Ey davetçi kardeşim!

 Elinden geleni yapmalısın muhataplarına. Onlara babalarından, annelerinden ve kardeşlerinden daha yakın olmalısın. Sevgi, sabır ve merhametle yaklaşmalısın muhataplarına.  Onların Allah’ın huzuruna günahkâr bir halde varmamaları için uğraş göstermelisin. Topluma örnek olduğun gibi topluma önder olmayı da başarmalısın. Tüm uğraşlarına rağmen delalet yolunda ısrar edenlerden dolayı kendini kahretmemelisin. Zira unutmamalısın ki;  hidayet Allah’ın elindedir. (Kasaas- 56) Enerjini ve ışığını vahiyden alarak, şahit olduğun toplumun mühendisi ve mimarı olmalısın. Bu misyonun nebevi bir misyon olduğunu unutmamalısın.

Ey davetçi kardeşim!

 Davet yolunda alaya alınacaksın, basit görüleceksin, horlanacaksın… Sana karşı sergilenen bu tavırlar karşısında sabredecek ve Allah’a sığınacaksın. Beraber yol yürüdüklerin veya sana ağabeylik yapanlar yarın dünyevi makamlara aldanarak seninle yürüyüşlerini sonlandıracaklardır. Seni yarı yolda bırakacak ve ardından seni çekip çekiştireceklerdir. Bunlara hazırlıklı olmalısın. Çıkmış olduğun bu yolda sadece Allah’a dayanıp sırtını sadece ona dayamalısın. Onun rızasını gözetecek ve karşılığını da sadece ondan bekleyeceksin.

Zira ‘Allah, dinine yardım edene yardım eder.’ (Muhammed-7)

Yunus KUŞAN