vanhavadis @ hotmail.com

Kıymetli okurlar, Necdet TAKVA ile ilgili Yazı dizimize, ‘’Seçmen, neden Necdet TAKVA’yı seçmeli” Sorusuna cevap vermekle devam ediyoruz.

Soruya, soruyla cevap vermeyi sevmem ama seçmen, Necdet TAKVA’yı neden seçmesin ?

Neden seçmememiz gerekiyor sorusunu hiç düşündünüz mü? Neden?

Bu memleketin makûs talihini değiştirebilecek birine ihtiyacımız yok mu?

Diğer adaylarımız Ondan çok daha mı iyi?

Yoksa, bu memleket artık bizim değil mi? Bu soruya sadece Türklere veya sadece Kürtlere sormuyorum. Her yurttaşıma, her Vanlıya, Van’da yaşayan her bireye soruyorum. Bu memleket bizim değil mi ?

Vanlılar veya Van’da yaşayanlar başka bir yere mi gidecekler? Van’ın karşılanması gereken tüm ihtiyaçları, karşılandı mı?

Ne değişti ki? Gençlerimizin artık işe ihtiyacı yok mu? İşsiz nüfusumuz birden bire yok mu oldu?

Veya belediyelerimizin yabancılar ve/veya kayyumlar tarafından yönetilmesini çok mu sevdik? Yıllardır bu memleketteki kurumları Vanlı olmayanlar yönetti. Yüzüncü Yıl Üniversitesi kurulduğundan beri, bir kez bile bir Vanlı rektör tarafından yönetilmedi. Üniversite hastanesinin başhekimi bir defa dahi Vanlı bir doktor olmadı. DSİ, Karayolları, Milli Eğitim, Sağlık Müdürlüğü, Merkez Bankası, İller Bankası hepsi birden Eller Kurumu Haline gelmedi mi? Van’daki kurumların kaçı, kaç yıl Vanlılar tarafından yönetilebildi?

‘’Van’da adam mı kalmadı da dışarıdan yönetici tayin ediliyor?’’ diye dert yanmayan kalmadı ama yok işte. YOK-YOK-YOK. Varsa bile, evvela biz kabul etmiyoruz, biz inanmıyoruz. Sen olsan, ben kabul etmiyorum; ben olsam, sen kabul etmiyorsun. Yalan mı? Birbirimizle didişmekten, birbirimizi karalamaktan, hep bana-hep bana demekten memleketi elimizden aldılar, haberimiz olmadı.

Yabancılar kurumlarımızın başına atandıktan ve kendi çıkarları peşinde koşturmaktan, vatandaşın ve memleketin işleriyle ilgilenmediklerinde, aklımız başımıza geliyor. El birliğiyle ‘’Bir şeyler yapalım’’ diyoruz, herkes ‘’Tamam’’ diyor. Tamam mı? Tamam.

Yola çıkıyoruz, herkes var. Biraz ilerledikten sonra Nasrettin Hoca’nın fil meselesi gibi bir bakıyorsun arkanda kimse kalmamış. Bizim takım bizi gene terk etmiş. Terk edene de razıyız, adam terk etmekle kalmıyor ki, bir de karşına geçiyor. Seni veya seçileni karalamaya, aşağılamaya, iftira atmaya başlıyor. Kabul edilebilir bir şey mi bu? Olacak şey mi bu?

Evet, biz bunu onlarca yıldır yaşıyoruz. İşte bu yüzden iki yakamız bir araya gelemiyor! İşte bu yüzden gün yüzü göremiyoruz! İşte bu yüzden bizi yabancılar yönetiyor ve biz de bakakalıyoruz!

Sürünelim hep beraber…

Yıllarca Van Milletvekillerinin yabancılardan seçilmesi ( Mahmut YILBAŞ, Kamuran İNAN, Beşir ATALAY ve HDP milletvekilleri) yetmiyormuş gibi son zamanlarda belediye başkanlarının da yabancılardan olmasını hoş görmeye başladık. Yadırgamıyoruz artık..! Yeter ki, bizden biri olmasın, Filan kesin oğlu, falan kesin kardeşi, şu abimizin kızı, bu abimizin kendisi olmasın da, yaban ellerden kim olursa olsun.

Yuh yani hepimize…

Yeter artık, biz ne istiyoruz bizden? Ne zaman bizler de Rizeliler, Elazığlılar, Afyonlular, Kastamonular, Kayserililer, Edirneliler gibi birlikte hareket etmeyi başaracağız? Bizleri ne zaman ortak çıkarlarımız için birbirimizi karalamadan, ötekileştirmeden hep birlikte hareket edebileceğiz? Yani, ne zaman olmamız gerektiği gibi olacağız?

Necdet Takva, HDP tarafından sonuna kadar desteklenebilecek bir isim iken, AK Parti adayı oldu diye, HDP’liler tarafından karalanmaya, iftiralara maruz kalmaya başladı.

AK Partililer ne yaptı? Onlar da, ‘’Mükemmel, bu adam artık bizim adayımız, sonuna kadar desteklemeliyiz’’ mi dediler? Hayır, k o c a m a n bir HAYIR!

Onlarda ‘’Elin HDP’lisini mi destekleyeceğiz’’ demeye başladılar. Elin HDP’lisi…

İşte bu yüzden sürekli olarak ‘’Ötekileştirmeyelim’’, ‘’Kimlik siyaseti yapmayalım’’, ‘’Körü körüne partizanlık yapmayalım’’ diyoruz. Bu bir davranış bozukluğudur. Hem de en büyüğü olan, Toplumsan Davranış bozukluğu. Yani bireysel olarak değil kitlesel olarak hata yapıyoruz. Sürekli olarak aynı hataları yapıyoruz. Hata yapmaktan, mükemmel bir istikrar ve uyumumuz var. Kısacası kendi belimize, kendi kazmamızı, kendimiz vuruyoruz.

Aferin bize..!

Tüm alkışlar bize..!

Bize düşman ne gerek, Allah’ın izniyle biz, bize bela olarak yeteriz.

Peygamber efendimiz (SAV)’in bir kıssası geldi aklıma. Allah Rasülü, yüksek bir kayanın üzerinden Kureyşlilere şöyle hitap etti: ‘’Ey kureyş cemaati! Ben size, şu dağın eteğinde veya şu vadide düşman atlıları var; hemen size saldıracak, mallarınızı gasp edecek desem, bana inanır mısınız?

Onlar da hiç düşünmeden: ’Evet inanırız! Çünkü şimdiye kadar Sen’i, hep doğru olarak bulduk. Senin yalan söylediğini hiç işitmedik!’’ dediler. ’’O halde ben şimdi size, önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah’a inanmayanların, o çetin azaba uğrayacaklarını haber veriyorum. Ben, sizi o çetin azaptan sakındırmak için gönderildim’’ dediğinde; Ebu Leheb, O’nu azarlamıştı.

Necdet Takva' da, Van’da inanılan bir isimdir. VANTSO başkanlığı ve öncesinde, kendisini tanıyanların dürüst, çalışkan, vizyonel, eşitlikçi, özgürlükçü bir demokrat, olarak bildikleri, tanımayanların da sorduklarında bunları duyacakları bir kişi olarak aday gösterildiğinde, tıpkı Kureyşlilerin çark etmesi gibi Vanlılar tarafından, alkışlanması gerekirken karalanmaya başlanan bir isim olmasın diyorum.

Özellikle HDP seçmeni tarafından aforoz edilmeye çalışıyor. AK Parti seçmeni de onu HDP’li olarak görüyor. Erdoğan, güveniyor, inanıyor, destekliyor fakat AK Parti’nin Van Teşkilatı şikâyetçiymiş… Dedim ya, toplumsal davranış bozukluğumuz var diye.

Seçmen, toplumun tamamını kucaklayıcı, kirlenmemiş, dürüst ve çalışkan yeni isimlerin aday gösterilmesini istiyorken, Takva’yı eleştirerek kendisiyle çelişiyor fakat farkında değil. Erdoğan, ince eleyip-sık dokuyor, ‘’İşte benim inandığım, güvendiğim, istediğim ve desteklediğim, benim Van’daki temsilcim budur’’ diyor fakat AK Parti’nin Van seçmeni, şüpheyle bakıyor. Bu ne kadar tutarlı? Ne kadar doğru? Yapmayalım Allah aşkına…

"Necdet Takva, bu işi başarabilir mi?’’, "Mükemmel bir Başkan olabilir mi?’’ desen AK Partili-HDP’li-Sağcı-Solcu-Kürt-Türk hep birlikte ‘’EVET’’ diyecekler. Hem de ‘’En iyi, bu başarır’’ diyecekler de haberleri yok.

Sayın Takva, gerçekten de çok başarılı olacak bir aday. Van’ın içinde bulunduğu bu keşmekeşlikten, bu ayrımcılıktan, bu savaş atmosferinden kurtuluşunun en güzel, en kesin ve en hızlı yolu bu olduğuna göre neden desteklemeyelim ki? Neden seçmeyelim ki?

En azından bir şansı hak etmiyor mu? Bu soruyu her kesime soruyorum; dürüst, çalışkan, erdemli, mütevazı, vizyonel,  kucaklayıcı bir kişilik olarak Necdet Takva, bir dönemliğine bile olsa bu şansı hak etmiyor mu?                                             

İşte bu nedenle ona oy vermemiz, başkan yapmamız ve Van’ın barışa, kardeşliğe, kalkınmaya, istihdama nasıl koştuğunu hep birlikte görmemiz ve hep birlikte kutlamamız gerekiyor.

Korkmadan, çekinmeden, şüpheye düşmeden, üşenmeden onu seçeceğiz ve hiç pişman olmayacağız,

İnanın bana…