vanhavadis @ hotmail.com

Sevgili dostlarım!

Bizler, bu dünyada diğer canlı dostlarımızla birlikte hayat sürerken iletişim bizim için en büyük nimettir.

İletişimi doğru bir şekilde kodlamak bizler için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Eğer bizler bu iletişimi iyi kullanırsak emin onlunuz ki; hiçbir sıkıntı çekmeyeceğiz. Zaten dünyada ki en büyük problemlerden biri de doğru iletişim kuramamak değil midir?

Birkaç kelime yazacağım. Lütfen okuyunuz ve aradaki farkı hissediniz.  Öğretmen-öğretmenim, arkadaş-arkadaşım, dost-dostum, kardeş-kardeşim, baba-babam, anne- annem, hoca- hocam bu kelime gruplarını her alanda ve binlercesini kullanabiliriz. Fark ettiniz değil mi, hissettiniz değil mi? Evet, fark ettiniz, hissettiniz teşekkür ederim dostlarım.

İnsanın en kıymetli varlığı ruhudur, canıdır. İnsanın epifiz bezinden (üçüncü) gözünden ruhu, canı alındı mı kendisine hiçbir şey kalmıyor. Yanı et, kemik ve cansız olarak hiçbir anlam teşkil etmiyor.

Bu kemik ve et de dünyadaki canlılara ve doğaya zarar vermesin diye toprağın altına konuluyor. Ve orada toprağa tekrar dönüşümü sağlanıyor. Dostlarım! İnsanın o canı o ruhu olmadı mı, insan doğanın içinde,  canlı dostlarımız ve yaratanın yanında makbul olmayan et ve kemik yığını haline dönüşüyor.

Doğanın, canlıların ve yaratanın değer verdiği eşrefi mahlûkat mertebesine ulaşmanın yolu özellikle epifiz bezinde üçüncü göz dediğimiz ya da kalp gözümüz dediğimiz varlıkta ve tüm bedenimizi saran hareket etmemizi sağlayan duygularımızı, kederlerimizi, düşüncelerimizi, sevgimizi, nefretimizi, hayata dair bizi anlamlı kılan her şeyimizi içine alan canımız, ruhumuz.

Ruhumuzu anlamlı kılan canımızı anlamlı kılan hem kendimize canım demek hem de evrendeki bütün varlıklara, sahip olduklarımıza canım demektir. Yanı canı-m diyince yukarıda bahsettiğim ve bizi et, kemikten öte manalandıran değerimize eşitsin demektir arzumuz budur ve bu olmalıdır.  M’siz bir muhabbet ruhu canı alınmış bir bedenin diyalogundan başka bir şey değildir. Sahiplenmek kendisin bir parçası görmek hissedebilmek varlığımızın yeryüzüne tecelli edilişinin armağanıdır.

İşte birine hitap ederken hanı canım, diyoruz ya işte orada bulunan ‘M’ harfi az özce saydığım bütün değerlere muhabbet ettiğimiz ve hitap aldığımız kişiye sen tüm bunlara eşitsin demek.

Yanı sen benim canı-m-sın dediğimiz de birisine, M harfinin hikmetini kullandığımızda şunu demek istiyoruz iç âlem derinliğimizde: Sen yoksan ben hiçim demek istiyoruz aslında.

Babam, öğretmenim, hocam, kardeşim, ablam, dostum, arkadaşım… Kısacası M harfini kullandığımız her aitlik muhabbet ettiğimiz ve değer verdiğimiz kişiye veya canlıya hata nesneye: sen bensin ben senle değerliyim sen olmasan benim ne değerim var ne ehemmiyetim var bu hayata demektir.

Hayatımızda muhatap aldığımız her varlık insan, hayvan, doğa ya karşı m harfi hikmetini içten ve samimice kullanırsan bizlere eşit ve onlar olmadan bizim bir manamızın olmadığını kavrarsak sanırım daha mutlu huzurlu, anlamlı bir hayat sürdüreceğiz.

Mehabetinizde, sohbetinizde, konuşmanızda, tekellümünüzde başta kendinize, ailenize, dostlarınıza sonra tün dünya insanlarına, canlılara, hayvanlara m harfinin hikmetini bilerek kullanmanız dileğiyle.

M eklediğimizde yanı canı-m, ruhu-m demek olduğunu asla unutmadan ve can, ruhun olmadığı bir yerde basit bir et ve kemik parçası olduğumuzu unutmadan yaşamak dileğiyle canlarım, dostlarım.