vanhavadis @ hotmail.com

Merhaba sevgili dostlar!

Bilgi, ilim, irfan çağı ve bizler bu çağın en kıymetli, en değerli, en zarif fertleriyiz. Bizler bu nimetlerden ne kadar faydalanıyoruz ve azda olsa kıymetinin toplumdaki boyutuna değinmeye çalışacağım. Asıl sorgulamamız gereken nokta burası çünkü faydalanma nispetinde kıymetimiz, değerimiz, zarifliğimiz artacaktır ya da azalacaktır.

Bir zamanlar bilgiye ulaşmak için insanlar çok çaba harcardı. Kendi beyinlerinin ve ruhlarının gıdalarını temin etmeğe yıllarını verirlerdi.  Bilgi, ilim, irfan onları insan etme noktasında çok önemli bir yere sahipti, insan için en temel ve alınması gereken kıymetli rızıklardandı bilgi, ilim, irfan.

Bu rızıkları almağa hem zaman ayırırlardı hem de sahip olmak için büyük endişe duyarlardı. Bilirlerdi bilgi ile donanınca insan irfana, irfan sahibi olunca da çağının yol gösterici medeniyetine sahip olacaklarına. Bu kıymetli farkındalık zihniyetine sahip fertler ve bu fertlerden oluşan koca imparatorluklar.

En nihayetinde insanlar ne kadar hemhal olursa bilim, ilim, irfanla o kadar medeniyetlerinin yükseleceğinin farkındaydılar. Medeniyeti yükseldikçe bu insanlar mütevazı olma erdemliğinden de nirvana yaparlardı. Medeniyetin yükselişi onun temel taşı olan insanların mütevazılığı ile birleşince, insanlar ve canlılar mutlu bir ahenk içinde yaşamlarını sürdürürlerdi. 

Medeniyette hem kendilerinin bilim, ilim, irfan ve bunun doğal sonucu olarak yükselen hukuk, insan hakları, canlı hakları o medeniyetin içinde başköşede herkese eşit mesafede otururdu.

Medeniyet kalbinin tam ortası insanı değer ve insanı sevgiyle dolar taşardı. Hata tüm canların değeri de medeniyet kalbinde özlemle, hasretle ve erdemlilikle korunurdu.

Tüm bu hakların ve oluşumların arasındaki dengeyi sağlayan ve kendilerinin, insanların, canlıların medeniyettin nimetlerinden faydalanmak için bir hukuk sitemi ve bu hukuk sistemini ayakta tutan herkese adalet ilkesi ve bu adalet ilkeleri herkese eşit mesafede adalettin beyni adalet.   Adalette o derece yerinde ve zamanında kullanılan birer değerler topluğu olurdu.

Anlatılacak konuşulacak çok şey var ama bilgili, ilim, irfan sahibi ve mütevazı olan kıymetli üstadların karşısında yazımda ikrar ederim ukalalığına girmek ne gücüm yeter nede hadimedir.

Bilinmelidir ki: Hem ruhumuz, benliğimiz, sağduyumuz, insanı değerlerimiz, ahlakımız, hoş görümüz medeniyetinin yanında hem de dünya üzerinde yaşayan medeniyetlerin içinde öncü olmak için ilim sahibi olmak lazım.

İlim elde ettikçe irfana, irfan erdemliliğine ulaştıkça mütevazı ahlaka, mütevazı ahlaka sahip oldukçada kâinatın en yüce mertebesi olan insan olmak erdemliliğine ulaşacaktır.

Sonuç olarak sevgili gençler sizler bunun farkında ve bilincindesiniz kendinizi vicdanen sorgulayın rahatsanız bu rızıklardan yeteri kadar faydalanmışsınız demektir.

Şimdi iyi düşünün bilim, ilim, irfan çağında yeteri kadar faydalanıyor musunuz? Medeniyet olarak sizler mi, yoksa medeniyetinizi bugüne kadar getirenler mi daha ilerde. Medeniyetinizi daha da ileri mi götürüyorsunuz yoksa medeniyetinizi yitirip medeniyetler peşin de misiniz? Kitap okuyunuz lütfen ama…

Meeselam.