vanhavadis @ hotmail.com

KORONA ve İSLAM

14 Mayıs 1948 saat 16:00 da israilin ilk bağımsızlığın kabul edildiği yeni bir dönemle başlayan müslümanlara yeniden son yüz yılda soykırım ve zulüm başlamış oldu.

Bu süreçle beraber tedric zulüm baskı ve islamın ilk kıblesi olan kudüsteki mescidi Aksa’nın açık hava hapishanesine dönüştürülmesi ve tüm dünya müslümanlarının zulme eziyete maruz bırakılması islam ülkelerinin tüm islam iş birliği teşkilatların yapılanmasına izin verilmemesi, islam ülkelerine NATO bağlamında üyelik verilmesi ama hiç bir suretle daimi üyelik sıfatında tutulmaması ve daha sonrasında Avrupa birliği kurularak yahudilerin tüm pılanlarının orta doğu merkezli islamı yok etme gibi bir düzen içerisinde yıllardır, yok etmek parçalamak adına yaptıkları tüm pılanların çoğu kesim, aciz islam ülkelerinin seyirci kalması ve müslümanlara tüm kapıları kapatılarak, son dönemlerdede islama fobi kurgularıyla kendi inançlarındaki yahudi hiristiyan ve diğer inanç kitlelerine islamı kötülemekle dini munini kendilerince yok etmeye çalışmaktaydılar.

Ne varki KOVİT19 halk arasında korona virüs..!! adındaki görünmeyen ve tüm dünya süper güçlerinin tespitinde dahi yetersiz kaldı bu bulaşıcı hastalığın acizliğine muptela olması birazda bizleri tefekkür etmeye davet etmiyormu..??Düşünün filistin refah bölgesinde sadece çocuklarına azıcık un ve piriç için 20 km tünel kazılarak kaçak yollardan yer altında oksijensiz kat edilen yaşam mücadelesinin biz insanlığa bir ibreti olmayacamıydı? Daha hayatın baharındayken sırtındaki okul çıkışında Mescidi Aksa’nın önunden okul sırt çantasından dolayı sokak ortasında katledilen yavruların bir gün hesabı sorulacak diye kaygılanmadılarmı sanıyoruz.

islama kapılarını kapatan süper güçlerin bir gün kendi kendilerine kapılarını kapatıp bir birlerine sırtlarını dönüp herkes kendi derdine düşmeyeceklermi sanıyorduk, çaresiz dertlerinin acizliklerine düşmeyeceklermi sanıyorduk.

Allah(c.c) bir ayette”  ben intikam alıcıyım “der onun intikamından habersiz sahile vuran bebeklerin o nefessiz yakarışları duyulmadımı sanıyırsunuz? Ben Allah’a sizi şikayet edecem diye feryat eden bebeklerin,ırzlarına geçilen annelerin ne olur gelin bizleri öldürün sarı saçlı mavi gözlü kafirlerin bebeklerini doğurmak istemiyoruz diye müslüman kardeşlerine mektup yazanların haykırışları duyulmadımı sanıyorsunuz ? Diri diri toprağa gömülen,üzerine benzin dökülerek katledilen mazlumların feryadı duyulmadımı sanıyoruz.işte bu gün bizleri evlerimize hapseden açlık korkusuyla imtihan eden endişe ve korkuyla yarınlar nasıl olacak diye uykusuz geçen gecelerimizde bol bol tefekkür edelim.

Allah’ın en güzel ihsanı olan tokalaşmayı bile bizlere yasaklayan bu kuralları yeniden düşünüp insanlığın zulmün, açlığın, tedricin, korkunun, yanlızlığın, bir birimizden uzak olmanın ne kadar acı ve elem olduğunu unutmayalım insanlık ve ümmet olarak büyük bir imtihandan geçmekteyiz. Temennimiz odur ki,  islam adına yeni bir çağın ve reformun adresi olur KORONA.  03.04.2020 tarihe NOT düşüyorum: İslam için bir milat olacaktır.