vanhavadis @ hotmail.com

Bu yıl yine 25 Kasım 2020'lere bir ay kala sokaklarda, caddelerde kadına yönelik şiddete hayır sloganları na, pankart Lara kınama mesajlarına şahit olduk.

2000'li yıllar Teknolojinin devasal olarak geliştiği, akıllı robotların icat edildiği, insanın uzayda da yasabileceğinin tespit edildiği çağdayız.

Ancak son yıllarda kadınların şiddete hayır pankartları açmaları gelişmiş teknolojinin yanında beyni ve zihni kirlenmiş insanların, hovarda ve hayvanca bir yaşam sürdüğü de unutulmamalıdır.

İğrenç Tehditlerle, utanç verici hayatlarla kadınları yaşama mahkûm eden unsurlar ruhumuzu acıtsa da değişen bir şey olmadığı da bir o kadar üzücü ve kahr edicidir. Şuursuz, şizofreni, çöplük beyinli bazı karaktersizler yüzünden yılda yüze yakın kadın hayatını kaybetmektedir.

Gazete manşetlerinde, son dakika haberlerinde, internet sitelerinde sıkça rastladığımız kadın cinayetleri ülkemizde artış gösterirken teknolojinin gelişmesi bize çok fazla bir şey katmıyor demektir.

İnsanı insanlığı yaratan Yüce Allah kutsal kitabımız kur-an' da insanlığın devamı, toplumun çekirdek yapısı olan kadına muazzam bir değer vermiştir. Aynı zamanda değer verilmesini ayetler ve hadislerle insanoğluna emretmiştir.

Şimdi düşünüyorum!

Ne oluyor da ülkemizde kadın cinayetleri artıyor sebep ne?

Sanırım Kadın cinayetlerinden mutlu olan bir zihniyet le karşı karşıyayız.

İşsizlikten borç batağına batan, cinnet geçiren baba karısını ve çocuklarını öldürdükten sonra da kendi canına kıydı mı?

KIYDI.

Eşini yasak aşk yaşadığı erkekle yakalayan koca, karısının boğazını keserek öldürdü mü?

EVET ÖLDÜRÜLDÜ.

Bu ülkenin anayasası, Savcısı, Hakimi, Avukatı, yok mu neden Cezayı veren taraf biz oluyoruz. Ortada bir suç varsa hukuk devleti bu suçu tespit eder cezasını verir.

Ne yazık ki böyle olmuyor. Psikolojik sorunlar yaşayanlar çareyi incitmekte, öldürmekte ve yıkmakta buluyorlar.

Öte taraftan Kız çocukları ya bazı zavallılar tarafından şiddete maruz kalıyor yada insanlıktan çıkmış kişiliksizlerin isteklerini yerine getirmediği için kaçırılıp katlediliyor.

Ölen kadınlar, kızlar sanırsınız.

Hayır.

Asıl ölen sadırlardır, vicdanlardır,

İnsandır, insanlık tır.

Yaptığımız bir araştırmaya göre özellikle kadın cinayetlerinin son bulması artış yerine azalması için kişiliklerinin oturması, maneviyatın güçlenmesine yönelik çalışmaların ivedilikle yapılması gerekir.

Kadının Allah’ın bir emaneti olduğu, koruması ve güzellikle himaye edilmesi gerektiği bilincinde olan biri sizce şiddete başvurur mu?

Bir ülkede eğer manevi değerler körelmişse, inanç ve itikad zedelenmişse o ülkede cinayetler artar, zulüm devam eder.

Anlaşılan o ki toplumsal bir hastalıkla karşı karşıyayız.

Acilen mukaddessatımıza sahip çıkmalı, Ahlak çöküşünün, karakter bozukluğunun önüne geçmeliyiz. Islah olmuyorsa bir millet, başına bela olur zillet....

Kalıcı çözümler olmalı.6284 sayılı yasa yetmiyorsa o halde kurulmalı idam sehpaları, idam edilmeli kadın tüccarları, istismarcıları.

Her yıl kadına şiddete hayır pankartı açmak çözüm değildir.

Kalıcı çözüm için eğitim, psikolojik, maddi ve manevi sorunlar çözülmeli. İdam sa. idam yasası çıkmalı,

2020 yılında kalıcı çözümlerin olduğu, Güzel Ahlaklı bir toplumun oluştuğu günler dilerim.

Kıymetli okuyucuların!

Ahde vefa selam ve dua ile...