vanhavadis @ hotmail.com

FETÖ VE HIRSIZLIĞI

Yavuz Sultan Selim’in 500 yıllık kaftanı Fetullah Gülen’e  götürülmeye çalışanlar son anda engellenmiştiler.  Yavuz Sultan Selim Mısır Seferinde  bu kaftanı giyerek ‘Halifeliğini’ ilan etmiştir. Mısır Seferinde Yavuz Sultan Selim’in hocasının atının ayağındaki çamur Yavuz’un kaftanına sıçramış. Bunu üzerine Yavuz ben öldüğümde bunu benim kabrimin üzerine örtülsün demiştir. Eğer 15 Temmuz Hain Darbe girişimi başarılı olsaydı Fetö,  Yavuz Sultan Selim kaftanını giyip Türkiye de bir devlet başkanı, bir din lideri olarak karşılanacağını umuyordu. Ayetullah Humeyni İran de nasıl halk tarafında karşılandıysa; Fetö de büyük bir kalabalık tarafından karşılanacağını hayal ediyordu. Fetö kim din lideri, ümmettin lideri olmak kim. Bu millet buna izin verir mi? Zalimler için yaşasın cehennem.

İnsanoğlu kimine su, kimine sel, kimine mum, kimine volkan ama kimseye kul olmalıdır. Peygamberlerin gönderiliş sebeplerinden biri de insanı kişilerin kulluğundan kurtarıp ALLAH’A kul etmektir. Haşhaşiler sizler Feto’ya kul oldunuz.   Haşhaşiler, Fetöyü kendilerine rehber edindiler. Fetöyü dinlediler,  Hain Darbe girişiminde bulundular. Fetöya kul oldular. Millete kurşun sıktılar.

Fetö Terör Örgütü: Alt tabakası ibadet, Orta tabakası ticaret, Üst tabakası ihanet çetesi olan bu hainlere ne söylense de boştur. Gözleri var gerçeği görmezler, kulakları var gerçeği duymazlar. Dilleri var ama gerçeği dile getiremezler. Biri sizi koyun gibi besliyorsa; kesmek için olabilir koyun olmayın. Biri sizi at gibi tımar ediyorsa sırtınıza binmek için olabilir. At olmayın. Aklınızı kiraya vermeyin. Şeytan sizi ALLAH’LA aldatmasın.

"Seyit Kutub idam sehpasına götürürken devletin  resmi imanı adet yerini bulsun diye La ilahe illallah; "Bil ki! Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur"  der. Seyit Kutub,  imama der ki “ Sen bir tiyatroyu tamamlamak için mi geldin. Sen ‘La ilahe illallah’ tan ekmek yerken; biz bu millet, bu din için ölmeye şehit olmaya, şahadet şerbetini içmeye çıktık.”

Evet Fetö ne kadar şan-şöhreti seviyorsa bu milletin evlatları milyon kat  vatanlarını seviyor. Bu milletin evlatları bizim rahat yaşamamız için şehit oldular. Ülkemiz Suriye, Mısır, Ürdün, Irak, gibi olmasın diye şehit oldular. Bizler eğer yerlerimizde rahat bir yaşam sürüyorsak şehit ve Gazilerimize borçluyuz. 15 Temmuz şehitleri unutmayacağız, unutturmayacağız.  Genç, kadın, yaşlı, çocuk  15 Temmuz da meydanlara çıktıklarında emekli olup gazi maaşı almayı düşünmediler. Anıtlarının dikilmesi, park, sokak ve caddelere isimlerinin verilip yaşanması için meydanlara çıkmadılar. Vatanı, milleti, dini için ALLAH için meydanlara çıktılar bazıları şahadet şerbetini içtiler ve karşılığında yalnızca cennet istediler.

 Mele Şehmuz Cegerxwûn:

 “Min go ez,                              - Ben bendim

te go ez,                                     - Sen  ben dedin.

Ew go ez,                                   - O ben dedi

 gur ket nav  pez,                        -  Kurt sürüye girdi.

 15 Temmuz’da milletimiz biz dedi. Kimse ben demedi. Türk, Kürt, Arap herkes meydanlara indi. Darbeciler, halkın önünde diz çöktü.

Mele Şehmuz Cegerxwûn:

“Bibin yek,   -Bir olun;   

heke hûn nebin yek;  -Eğer  bir olmasanız.

  hûn ê herîn yek bi yek.  - bir bir gidersiniz”

Milletimiz  15 Temmuz da  bir oldular, birlik oldular. Darbecilerin hayalini başlarına yıktılar.

Bizler millet kelimesini sıklıkla kullanırız, Millet kelimesi ırk anlamında değil İslam dinine inananların anlamında kullanır. İslam kaynaklarında bir dine bağlı insan topluluğudur.  Müslüman bir Türk, Kürt, Arap, Çerkez’e milletin nedir?  denildiğinde İslam der. Kavmin nedir? diye sorulduğunda Türk, Kürt, Arap, Çerkez diye cevap verir. Bizler Türk Arap, Kürt, Çerkez olabiliriz ama bizler tek milletiz. Kuran’ı Kerim de 15 yer de millet geçmekte hepsinde din anlamında kullanılmıştır.

Mekke’nin Fethinden önce Kabe’nin anahtarı Beni Şeybe ailesindeydi. Mekke Fethiyle beraber Kabe’nin anahtarı Hz. Abbas peygamberin amcasına veriliyor. Bunun üzerine Nisa Süresi 58. Ayet iniyor. “ALLAH size emaneti ehline teslim etmenizi emrediyor.”  Fetö terör örgütü torpil, santaj ve kumpasla kamu kurumlarına sızarak; devleti  hakimiyeti altına almak istemişlerdir. Fetöcülar bu  hainliklerini din maskesi takıp yıllarca insanları aldattılar. Emanete ihanet ettiler. Kendileri gibi haşhaşi olanları işbaşına getirdiler.

Kendileri gibi haşhaşilerin liyakat ve işin ehli olmalarına bakmadılar. Yalnızca kendileri gibi haşhaşileri devletin birçok kadrosuna yerleştirdiler. Üniversite bitiren, Yükseklisans yapan, KPSS  çalışıp; bu Fetö haşhaşilerin hızsızlıklarından dolayı Psikolojileri bozup intihar eden nice nitelikli, liyakatlileri, işin ehli gençleri toprağa verdik. Bu Fetöcülar kendi otoritelerini kurmak için kendileri gibi haşhaşileri işbaşına getirdiler. Kendilerinden sonra gelenlere yer açtılar. Bunların vebali hırsız Fetö ve örgütün üzerindedir.