vanhavadis @ hotmail.com

Belediye neden bu duruma düştü

Van Büyükşehir Belediyesi böyle değildi. Sonradan böyle oldu derler ya, işte tam da mesele bu…

Bizler Van’da doğmuş, Van’da büyümüş ve nihayetinde Allah’ın izniyle mezarımızda Van’da olacak. Biz istiyoruz ki, Belediye Başkanı yada Belediye Başkan vekili kim olursa olsun, devlettin kendisine vermiş olduğu hakları, Anayasal çerçevesi dahilinde, hizmetlerini ve görevlerini en iyi şekilde yapmasıdır.  

Bizler hiçbir şekilde, Belediye Başkanlarından ne çıkar isteriz, ne menfaat. Tek isteğimiz var, “Toplum adına ve Toplum yararına güzel hizmetler yapmalarıdır.  Yakın tarihe baktığımızda, ister sevin ister sevmeyin, ister dövün ister sövün, Van şehri ne hizmet gördüyse Belediye Başkanı Burhan Yenigün döneminde gördü.

O dönemde neler mi yapıldı?

O dönemde, Seyyar satıcılar şehir dışına çıkarıldı, semt pazarları kurularak seyyar satıcılara esnaf kimliği kazandırıldı, işyerleri tabelalarına düzenleme getirildi, kaldırımları işgal eden büfeler kaldırıldı, şehir kurulduğu günden beri kanalizasyon görmeyen Mahalleler Kanalizasyon gördü. Dereler ıslah edildi. Şehir merkezinde asfalt görmeyen sokak ve cadde kalmadı, hem de asfaltın en iyisi, doğu caddesi gibi caddeler genişletildi.

İnsan sağlığını tehdit eden kanalların üstü kapanarak ıslah edildi. Alternatif cadde ve sokaklar açıldı. Belediye Vanspor’a en iyi şekilde sahip çıkıldı.  Van yeşil alanlara en çok o dönemde kavuştu. O dönemler kar yağdığı gibi cadde ve sokalar temizlenirdi. Belediye aciz duruma döşmzedi.  Hatalar yapılmadı mı? elbette yapıldı ama yaptığı başarıları hatalarından fazla idi. Zaten sıfır hata olsaydı tekrar, tekrar, tekrar Belediye Başkanı seçilecekti.  Peki  hizmetler konusunda nasıl başarılı oldu  diye sorarsanız? Cevabı çok kolay: Belediye’den emekli olmuş, Belediyeyi çok iyi biliyor ve personelleri çok iyi tanıyordu. Başarı kesinlikle  bir ekip işidir.  Allah işini gücünü rast getirsin.

Peki Bekir Kaya dönemi nasıl de diye sorarsanız?

Bekir Kaya’da çok başarılı hizmetlere imza attı. Halkla bütünleşmesi on numara, halktan biri halk arasında çıkmazdı. Devletle sorunlu olmasaydı Van tarihinin en başarılı hizmetlerini görmüş olacaktı. Bekir Kaya ile çoğu zaman çok ters düştük, çünkü hayata bakış açılarımız  farklıydı. Hedeflerimiz aynı olsa da düşüncelerimiz farklıydı. Başkan Kaya’nın en büyük avantajı ise, Van halkı kendisini seviyor kıymet veriyordu.

O sevgi öyle ileri gitmişti ki, kar yağdığında, Van’ın ileri gelen birçok iş adamları, İş makinalarının plaklarını ve Şoförün Telefon numarasını, Başkan Kaya’ya ihtiyaç duyulması halinde, kentin hizmetinde kullanmak üzere hiçbir bedel talep etmeden teslim edebiliyordu. Belediye ve halk arasında bütünleşme vardı. Bekir Kaya yanlış yapmadı elbette yanlışları hataları oldu. Zaten yanlışları ve hatalar olmasaydı bir daha bir daha bir daha Belediye Başkanı seçilecekti. Hatalar ve yanlışlar elbette tartışılır. Bekir Kaya nasıl başarılı oluyordu diye sorarsanız, başarılı ve işini yapan personellere fazla karışmadı. Başarı ekip işidir.

Peki şimdi durum nasıl?

Şimdi Belediye ile vatandaş arasında beton duvarlar örülmüş. Vatandaş Belediyenin kapısında içeri girmeye cesaret edemiyor. Belediye resmen askeri ve emniyet teşkilatı gibi olmuş. Bilgi işlem daire Başkanlığı koltuğunu  Polis memuruna teslim ederseniz, Belediye de çalışan herkesin güvenini baştan itibaren kaybetmiş olursunuz.  

Belediye sivil bir kurum demektir. Belediye halkla iç içe olabilme durumudur. Vatandaşın derdine derman, sorunlarına ortak olabilmektir. Vatandaş Belediye Başkanına ulaşamıyorsa, sorunlarını rahat anlatamıyorsa, bu iş baştan bitmiş demektir. Belediye Başkanının etrafını yalaka takımı sarmaşık çiçeği gibi sarmışsa, sağlıklı karar alınmasına fırsat verilmiyorsa,  yapılan her şeye “Paşam çok yaşa” derse, bu maçı baştan kaybetmişsiniz demektir.

 Belediye Başkanı tarafından, tüm vasıflı personeller passifize edilmişse, işi bilmeyenler işin başında olursa, hizmet anlamında başarı beklemek, "definecilerin hayaline" benzer.

Cesur olmak lazım, cesaretle yazmak lazım, gerçekleri kişinin yüzüne baka baka söylemek lazım. Mevki, makam için her şeye “paşam çok yaşa” denilirse, hem kentte hem de kentte yaşayan herkese büyük haksızlık etmiş olursunuz.  Diğer bir yazıda görüşmek ve kalıcı hizmetlere kavuşabilmeniz dileğiyle…