Başta Van şehri olmak üzere, ülkenin bir çok şehrine, namını bırakan Naif Efendi, son zamanların vazgeçilmez tadı olmaya devam ediyor.

Üretim yeri Van olan Naif Efendi Dibek Kahvesi, tadıyla herkesi büyüledi. Faaliyetlerine 2017 yılında başlayan Van Naif Efendi Dibek kahveleri, gün geçtikçe, başarıya bir adım daha yaklaşmayı başardı. Ham maddelerini yurt içinde ve yurt dışında tedarik eden Naif Efendi Dibek Kahveleri, aroma kullanmadan bitkilerin özüyle, müşterilerine istenilen tadı vermenin mutluluğunu yaşıyor.

Naif Efendi Dibek Kahvesi, içerisinde şeker veya herhangi bir tatlandırıcı bulundurmamakta. Şeker tadını doğal keçiboynuzu yani harnup ile verebilme başarısını gösteriyor.

Amaçlarının, Naif Efendi Kahvelerinin kalitesini ülkenin 81 iline yaygınlaştırmak olduğunu belirten firma yetkilisi Ümit Sargın, Naif Efendi Dibek Kahvesi hakkında Van Havadis Gazetesine şu bilgileri aktardı; “Kökboyasıgiller (Rubiaceae) familyasının Coffea cinsinden tropik  çalı türlerine, bu türlerin tohumlarına ve tohumlarından hazırlanan içeceğe verilen addır. Kahve, bir ağacın meyvesinin çekirdeğidir. Aile; Rubiaceae, cinsi ise Coffea’dır.


Çok sayıda Coffea türü varsa da, ekonomik anlamda iki tanesi önemlidir; Coffea Arabica (Arap Kahvesi) ve Coffea canephora (Robusta). Tarımı yapılan ilk kahve türü Arap kahvesidir. Geçmişte Arabistan’da yetiştirilen bu tür günümüzde daha çok Latin Amerika’da yetiştirilmektedir. Doğu Afrika ve Kongo Havzası kökenli olduğu sanılan robusta ise Afrika ve Madagaskar’da yetiştirilmektedir. Bu iki türün ayrıca Asya’da da tarımı yapılmaktadır.

Bu önemli içeceğin, kıymetini iyi bilmek lazım. Bu anlamda bizlerin de amacı, Van ilimizin hem tanıtımını, hem de markalaşan Naif Efendi Dibek kahvesini, ülke geneline yayabilmektir.

Şuna herkes emin olabilir ki, Van Naif Efendi Dibek Kahvesinin tadına bakan, bir daha başka marka içecek ihtiyacını duymaz. Gelişmemiz ve markalaşmamız konusunda, bizden desteklerini esirgemeyen tüm müşterilimize sonsuz teşekkür ediyoruz” diyen firma yetkilisi Ümit Sargın, bir kahvenin, en az kırk yıl hatırı olduğunu unutmamak gerektiğini sözlerine ekledi. Haber/Yorum: Nazlı Timur/ Vanhavadis