Van'da 4 yıl önce yüzde 25 zihinsel engelli kız çocuğu, kanama şikayetleri görülmeye başlanınca ailesi tarafından hastaneye götürüldü. Hastaneden sonuç alamayan aile, o dönem 15 yaşında olan kızlarını, bitkisel yöntemlerle tedavi yaptığını iddia eden Ö.B.'ye götürdü. İddiaya göre aralıklarla ailenin evine giden Ö.B., bir süre sonra engelli kızın tedavisini yalnız yapmak istediğini söyledi. Odada yalnız kaldığı çocuğa cinsel istismarda bulundu.

Aile, şikayetleri geçmeyen çocuğu, 2017 yılında tedavi için İstanbul'a götürdü. Burada yapılan muayenede, çocuğun cinsel istismara uğradığı ortaya çıktı. Başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alınan Ö.B., adli kontrol kaydıyla serbest bırakıldı. Ö.B. hakkında 'çocuğun nitelikli cinsel istismarı', 'cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçlarından dava açıldı.

Ailenin başvurduğu Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) Aktivisti Gülmay Gümüşhan, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Van Barosu avukatları ile birlikte çocuğa psikolojik destek sağladı.

'HASTAYIM'

Van 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 8'inci duruşmasında karar verildi. Duruşmada cinsel istismar mağduru kızın babası ve avukatı Dilan Kunt Ayan ile Van Baro Başkanı Avukat Zülküf Uçar ve yargılama sırasında tutuklanan sanık Ö.B. hazır bulundu.
Sanık Ö.B., son savunmasında kendisine iftira atıldığını, ailesinin perişan olduğunu iddia ederek, " Tecavüzü reddediyorum. Bana iftira edenlere de gerekli cezanın verilmesini istiyorum. Bana komplo düzenlediler. Beni kurban seçtiler. Ben mağdurum, hastayım. Sağlık durumum hapishanede kalmaya uygun değil. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı da müvekkilinin beraatini istedi.

Cinsel istismar mağduru kızın babası ise sanığın en üst sınırdan ceza almasını istediğini söyledi. Mağdur Avukatı Dilan Kunt Ayan da sanığın her duruşma çelişkili ifadeler verdiğini, bunun da davayı uzatma maksatlı olduğunu belirterek, sanığa gerekli cezanın verilmesini talep etti.
Mahkeme heyeti, Ö.B.'yi nitelikli cinsel istismar suçundan 20 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunda da 3 yıl olmak üzere toplamda 23 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme cezada indirim uygulamadı.