Kadına şiddet, gün geçtikçe azalması ve önlenmesi gerektiği yerde daha da artıyor.

Şiddetin adresi bu kez Eskişehir... Öznur Sazlar adlı kadın, boşanmak üzere olduğu eşi tarafından göğsü, boynu gibi hayati bölgelerinden 15 kere bıçaklandı.

İLK DURUŞMADA BIRAKILDI
Uzun süre tedavi gören talihsiz kadın, eşinin ilk duruşmada tahliye edilmesi kararına tepki gösterdi. Öznur Sazlar, "Ağır cezada yargılanması için ölmem mi gerekiyor?” diye sordu.

 

TALEBE GEÇ CEVAP GELİNCE GÖRÜŞMEK ZORUNDA KALDI
Savcılıktan çıkarılan koruma kararının yenilenmesi için talepte bulunduğunu söyleyen Sazlar, talebe geç cevap verildiği için çocuğunu eşi ile görüştürmek zorunda kaldığını, bıçaklanma olayının da o gün gerçekleştiğini söyledi. 15 bıçak darbesiyle yaralanan Öznur Sazlar, can havliyle kendini dışarı atıp yardım istediğini dile getirdi.

 

CANI ACIYA ACIYA OLAY ANINI ANLATTI
Sazlar, eşine bıçaklamaması için yalvardığını ifade ederek, olay anını şu şekilde anlattı:

“Akşam iş çıkışı oğlumu görmeye geldi. İzin verdim. Daha sonra oğlum çok huysuzlandı. Teyzesinin kafesinde oturmalarını söyledim. Israrla eve çıkmak istediğini söyleyince, mecbur eve gönderdik. Akşam iş çıkışı teyzesine bırakmasını söyledim. İşten çıkışta almaya gittim. Oturuyorlardı. Ama eşim çok telaşlıydı. Çocuğum çok huysuzlandığı için eve çıkarmak zorunda kaldık. Evde sakinleştiremedik. Babası ile birkaç saat bir arada kalması yüzünden yine psikolojisi bozuldu. Sonra uyuttum. Mutfağa gittim. İşten geldiğim için bir şeyler atıştırdım. O zaman 'Siz burada kalın, ben ablamda kalayım' dedim. Tam oda kapısından çıkarken, oda kapılarım yakın olduğu için beni alıp zorla banyoya soktu. ‘Benimle inatlaşırsın ha’ deyip, ilk darbeyi kalbime vurdu.

 

"SÜREKLİ KALBİME VURUYORDU"
Sürekli boğazıma doğru vuruyordu. Onunla savaşmam gerektiğini düşündüm. Elimle göğsümü tuttum. Çünkü sürekli kalbime vuruyordu. Elimle göğsümü tuttum elim parçalandı. Daha sonra kapıyı kapatmaya uğraştı ama izin vermedim. Ondan sonra artık son raddeye geldi. Sesimi duyurmaya çalıştım, ağzımı kapattı. Tam boğazıma bıçağı dayadı. ‘Ne olur yapma’ diye yalvarmaya başladım. Artık burada öleceğim dedim. Mutfağa koşup tezgahtaki bıçaklara yönelince, son gücümü toplayıp kapıya koştum. Ayakkabılarımı bile giymeden sokağa kaçtım. Tantunici açıktı, oraya girdim. Çocuklar beni hemen arka tarafa götürdüler. Her yerim kan içindeydi. Orada kemeri çıkarıp, bacağıma sardılar. ‘Çocuğumu kurtarın başka bir şey istemiyorum’ dedim. Onlar sayesinde kurtuldum.”

 

AĞIR CEZADA DEĞİL, ASLİYE MAHKEMESİNDE GÖRÜLDÜ
Tutuklu yargılanan eşinin ilk duruşmada tahliye edildiğini söyleyen Öznur Sazlar, bugüne kadar kimseye sesini duyuramadığını aktararak, “Beni ambulansa bindirdiler. Kapısına gelip hala tehdit etti. ‘Beğendin mi, göreceksin sen' deyip tehditline devam etti ve hastaneye götürüldüm. Sabah, savcılığın geç almış olduğu bir karar geldi. Gelmeseydiniz keşke dedim. İş işten geçti, öldükten sonra kıymeti yok dedim. 15 yerimden dikiş atıldı. Elimi kullanamıyorum akciğerlerim söndü. Hakimin vermiş olduğu kararda ne tanık dinledi, ne de bir şey tutuldu. İlk davada tahliye edilmesine çok şaşırdım. Türk adaleti bu kadar aciz mi? Ben kime güveneceğim. Ben evimde banyo yapamıyorum. Hala kan görüyorum. Ben çok iyi dinlenmediğime inanıyorum. Bugüne kadar ne savcılara sesimi duyurabildim ne de polislere. Biz Ağır Ceza'da görülmesini isterken tek duruşmada Asliye'de görülmesine çok şaşkınız.” diye konuştu.

 

"İLLA ÖLMEM Mİ GEREKİYOR?"
Dosyanın ağır cezada görülmesi gerektiğini ve can güvenliğinin olmadığını ifade eden Sazlar, “Adalet Bakanlığı'ndan yardım istiyoruz. Türkiye’de kadın olmak gerçekten zormuş, bunu anladım. Yani 15 yerimden bıçaklandım, illa ölmem mi gerekiyordu? Öldükten sonra mı Ağır Ceza'da görülecek? Koruma istiyorum ben. Korunmak istiyorum. Ona asla güvenmem artık. İlk darbeyi kalbime vurdu zaten. O panikle ben ellerimi göğsüme koydum. Göğsümü koruyayım derken elimden darbe aldım. El kaslarım kesildi. Onunla çok mücadele ettiğim için en çok elim parçalandı. Akciğerime, bacağıma darbe aldım, çene altımda var, kollarımda var. Her yerim dikiş izi içerisinde. Artık budan sonra can güvenliğimin olmadığını düşünüyorum. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan, Adalet Bakanlığı'ndan yardım istiyorum.” şeklinde konuştu.

 

TUTUKLAMAYA YÖNELİK YAKALAMA KARARI ÇIKTI
Verilen tahliye kararına katılan vekilinin itiraz etmesi üzerine dosyanın, aynı tarihte itiraza ilişkin karar verilmek üzere Nöbetçi Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği ve mahkemece sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.