KİMLER ŞEREFSİZ!
KIRIK KALEM AYHAN YAZLIK YAZIYOR!

KİMLER ŞEREFSİZ ?
Eskiden ara sokaklarda çocukların kavgalarına şahit olurduk, birbirlerine şerefsiz derlerdi. Şerefsiz cümlesinin çok kötü anlam taşıdığını anladıklarında ise zaman geçirmeden birbirinden özür dilerdirler.
Şimdi yaşadığımız zaman içinde çocuklar artık birbirlerine şerefsiz demiyorlar, daha doğrusu artık kavganın yerini sosyal etkinlikler almış, kavga bile etmiyorlar. Her ne hikmetse ‘o’ günlerin küçükleri bugünün büyükleri olmuş ve Meclise bile girmeyi başarmışlar. O’ günün küçükleri halkın Vekili olmayı başarmış ve hatta Türkiye Büyük Milletmeclisi çatısı altına girerek dokunmazlık zırhına bile bürünmüşler.
O’günün küçükleri eskiden beri aldıkları terbiye ile “şerefsiz” kelimesini hala unutmuş değilller. Sözde bu adamlar halkın vekiliğini yapıyorlar, halk yani ‘asil’ olan insanlar Meclisin çatısı altında asla birbirlerine şerefsiz demezler. Bu halk adına söz verebilirim. Fakat bu Vekiller adına asla söz veremem çünkü bunların birçoğu “şerefsiz” bu “şerefsiz” bazı vekiller olduğu sürece bu ülke bir arpa boyu bile yol alamaz, aha buraya yazıyorum....
Dikkat ederseniz artık sokaktaki köpekler bile boğuşmuyorlar, önce biraz koklaşırlar sonra dostça birbirleri ile oynamaya başlarlar. Bakın düşünebiliyormusunuz artık kedi ve köpekler bile kavga etmiyor. Kavga dönemi bitmiştir, dönem diyalog dönemi dönem çağdaşlık dönemidir.
Meclisin çatısı altında kavga etmek, çok ayıp ve çok yanlıştır. Bunlar nasıl örnek olacaklar gelecek nesille. Bence bunlar hepsi şov yapıyorlar, erkeklikleri varsa dışarda kuzu gibi olmasınlar, dışarda sessiz bir yerde kavga etsinler göreyim boylarını pozlarını.
Kavga çıkaranlar yada orada şov yapanlar biliyorlar ki, o kutsal meclisin çatısı altında birileri onları ayıracak ve o bağırmalar çağırmalar onlara kar kalacak.
Mahsustan yumruk salamalar, mahsustan çeket çıkarma hareketleri hepsi birer aptalca büyük bir şov’dan öte birşey değildir. Erkek adam yumruğunu saladı mı gözünü moraltacak yada kafasını kıracak.. Bunların yaptığı tekşey sadece küçüklere kötü örnek olabilecek hareketler sergilemektir.
Gelde bu Milletvekilere güven, gelde bunlara sayın vekilim de... Mümkün değil ben bu “şovculara” vekilim falan demem demeyeceğimde.. Ama ve lakin o çatı altında uslubuna göre konuşan, saygı çerçevesi dahilinde hakkımı arayan kişilere baştacıda derim vekilim de söylerim. Dışarda ne halt işliyorlarsa beni ilgilendirmez... Dilerim ki dışarda birbirlerini yesinler.... Haydi sayın vekiller dışarda kavga edin de göreyim sizi, eğer yüreğiniz yetiyorsa...
İŞTE MECLİSTE Kİ SÖZLERİN BİR KISMI YORUM SİZİN:
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ: Yalancı herif, sus!
SUAT KILIÇ: Utan! Utan! Yalan söylüyorsun.
OSMAN DURMUŞ: Yalan söyleyen Osman Durmuş namerttir.
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN: Sen başörtülüler üzerinden oy toplamak isteyeceksin, eşimin başörtüsü sebebiyle…
OSMAN DURMUŞ: Sayın Başbakan, önümü ilikliyorum; size iftira atan şerefsizdir.
SAĞLIK BAKANI RECEP AKDAĞ: Meclisin yüz karasısın sen. Otur yerine! Terbiyesiz! Yalancı! Otur yerine!
OSMAN DURMUŞ: Terbiyesiz senin babandır.